YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19
KARAR NO : 2013/7386
KARAR TARİHİ : 22.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Malına Zarar Verme, Kasten Yaralama, Mala Zarar Verme, Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … müdafii ile …’ün temyiz istemlerinin haklarında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik olması ve beraat ile düşme kararlarını temyiz etmemeleri karşısında; sanık … hakkında kamu malına zarar verme, hırsızlık, mağdur …’ya yönelik mala zarar verme; sanık … için ise, kasten yaralamaya teşebbüs, mala zarar verme, hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleriyle sınırlı olarak incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanıklar … ve …’nin, aynı fikir ve eylem birliği içerisinde şikayetçinin işletmiş olduğu otelin etrafında bulunan telleri keserek binanın eklentisi konumundaki otel bahçesine girdikleri, bahçede bulunan suça konu demirleri götürdükleri sırada, mağdur ..’ın durumu fark etmesi üzerine kaçmaya başladıkları, sanık …’in, kendisini takip eden mağdur …’a elindeki baltayı salladığı ancak başarılı olamadığı, bunun üzerine sanıkların demirleri alamadan kendilerini bekleyen temyiz dışı …’ye ait at arabasına binerek olay yerinden uzaklaştıkları, olayı haber alan kolluk kuvvetlerinin sanıkların bulunduğu at arabasını takip etmeye başladıkları, bunun üzerine yakalanmamak için sanıklar … ve …’in ellerinde bulunan balta ve bir kısım demir parçalarını polis aracının önüne doğru fırlattıkları, ancak araca isabet ettiremedikleri, at arabasının, kaza geçirmesi nedeniyle …’nin olay yerinde yakalandığı, diğer sanıkların ise kaçtığı, sanık …’in olay nedeniyle gözaltına alındığı sırada nezarethanenin demir parmaklıklarını kırdığı anlaşıldığından, sanık …’in eylemlerinin kamu malına zarar verme, hırsızlık ve mağdur …’a mala zarar verme; sanık …’in eylemlerinin ise, kasten yaralamaya teşebbüs, hırsızlık ve mağdur …’a mala zarar verme suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ile sanık…’ün temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 22.04.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy;
Sanık …’nin gözaltına alındığı sırada nezarethanede bulunan ve kamu malı niteliğindeki nezarethane demir parmaklıklarını kırdığından bahisle hükmün 1.fıkrasında TCK’nun 152/1-a maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İddianamede, sanığın gözaltına alındığı nezarethanede bulunduğu sırada, nezaretin demir parmaklıklarından bir tanesini alttan kırdığı üst tarafından yamulttuğu 15.06.2007 tarihli tutanak dayanak alınarak iddia edilmektedir. Tutanakta sanığın vücudunun ön kısmının kesik olduğu “muhtemelen” kırmış olduğu bu demir ile kendisine zarar verdiği ileri sürülmektedir.
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açığa çıkarılması bakımından baştan beri tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmeyen sanık savunmaları karşısında, nezarethanenin demirlerinin tutunakta belirtildiği gibi insan gücüyle, sanık tarafından alttan kırılması ve üst tarafından yamultulmasının mümkün olup olmadığı nezarethanede yapılacak keşif ve konuyla ilgili olanların bilgilerine başvurulup belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya uygun olmadığından onama düşüncesine katılmıyoruz.