YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19051
KARAR NO : 2013/15976
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
Resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler …, …, …, …, …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/05/2012 tarihli ve 2011/136588 soruşturma, 2012/44972 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/12/2012 tarihli ve 2012/3765 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/03/2013 gün ve 2013/4908/20694 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/04/2013 gün ve 2013/128479 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şüpheliler hakkında, üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair müştekinin iddiaları dışında herhangi bir delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda, şikâyete konu, alacaklısı …, borçlusu ” … Metal Gıda Turizm İnşaat Dağıtım Pazarlama Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti” olan 18/03/2010 düzenleme, 25/03/2011 ödeme tarihli, 21.550.000.00 Türk lirası (Yirmi bir milyon beş yüz elli bin Yeni Türk lirası) bedelli bonodaki borçlu imzasının … isimli şahsın eli ürünü olmadığının iddia edilmesi üzerine, soruşturmanın başlatıldığı … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ve iki Grafoloji ve Sahtecilik uzmanı tarafından düzenlenen 23/09/2011 tarihli
bilirkişi raporunda, söz konusu bono üzerindeki borçlu imzasının …’in eli ürünü olmadığının belirtildiği, aynı bono ile ilgili olarak yapılan icra takibine yönelik imza itirazı üzerine … 5. İcra Hukuk Mahkemesince üç Adlî Tıp uzmanından oluşan heyetten alınan bilirkişi raporunda, inceleme konusu bonodaki borçlu imzasının …’in eli ürünü olduğunun belirtildiği, yine aynı bono ile ilgili olarak Avukat … tarafından dosyaya ibraz edilen 10/10/2011 tarihli bilirkişi raporunda, söz konusu bono üzerindeki borçlu imzasının …’in eli ürünü olduğunun bildirildiği, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında ulaşılan sonuçlar bakımından çelişkiler bulunması karşısında, …’e ait kamu kurum ve kuruluşları ile banka, noter, odalar v.b. yerlerde bulunan önceden atılmış samimi imzasını içerir belgelerin araştırılarak sonucuna göre Adlî Tıp Kurumu Fizik İnceleme İhtisas Dairesinden yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18/12/2012 tarih ve 2012/3765 D. … sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine 28/10/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.