Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/19061 E. 2013/17051 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19061
KARAR NO : 2013/17051
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Alacak-borç ilişkisinden doğduğu ileri sürülen ihtilâf nedeniyle, katılanın Belediye Hal Binası içinde bulunan dükkânının kullanılmayan kapısının önüne üst üste koyduğu araç lastiklerine adli emanete alınan kısmen yanmış beyaz plastik bidonla benzin döküp gece vakti yakarak dükkanın ve komşu işyeri olan Belediye’ye ait Halk Ekmek Fırını binasının 28/08/2008 tarihinde zarar görmesine neden olmak ve benzer bir eylemi aynı dükkanın altındaki bodrum kısmında 01/10/2008 tarihinde teşebbüs aşamasında kalacak şekilde tekrarlamak, bu iki olaydan sonra katılanın dükkanına 2008 yılı Ekim ayı son haftasında gittiğinde ona “…benimle ilgili şikayette bulunursan dükkanını, evini yakarım, ailene zarar veririm…” sözlerini sarfetmek eylemlerinin “mala zarar verme ve bu suça teşebbüs”; “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması”; “tehdit” suçlarını oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
I) 01/10/2008 tarihinde vukûbulan “mala zarar vermeye teşebbüs” suçu ile 29/12/2008 tarihli iddianame ile açılan “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” ve “tehdit” suçlarından sanık hakkında verilen “beraat” hükümlerine yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraat hükümlerinin ONANMASINA,
II) 28/08/2008 tarihinde vukûbulan “mala zarar verme” suçlarından verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığın, aşamalardaki değişmez anlatımlarında atılı suçu işlemediğini savunması, fiilin işlenişini gören bir tanığın bulunmaması, yangın tespit-tutanağının suç tarihinden yaklaşık on gün sonra düzenlenmiş olması, şahsına ait olduğunu söylemiş ise de gerçekte … adına kayıtlı olan cep telefonuna ankesörlü telefondan bırakıldığı ileri sürülen “…ben …” hitabı ile başlayan “sesli mesajdan” hareketle kovuşturma evresinde olaydan 7-8 ay sonra düzenlenen “ses teşhis tutanağı” içeriğine göre sanığın sesini teşhis ettiğini bildiren tanık …’ın 26/03/2009 tarihli beyanında sesin kesin surette sanığa ait olduğu hususunda tereddüt yaşadığını bildirmesi karşısında; “ses teşhisinin” tek başına yüklenen suçu sanığın işlediğini gösterir kesin delil niteliğinde olmadığı nazara alınarak, sanığın mahkûmiyetine yeter derecede kuşkudan uzak delil dosya kapsamı itibariyle bulunmadığından beraatine hükmolunması gerekirken yazılı biçimde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.