Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/20159 E. 2013/20860 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20159
KARAR NO : 2013/20860
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatı konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç
oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Sanık …’nın, sevk ve idaresi altında bulunan … plakalı aracıyla seyri sırasında, Cengiz Topel Caddesi kavşağına geldiğinde tedbirsizliği ve dikkatsizliği sonucu aynı yönde ve önünde seyretmekte olan katılan …’na ait 33 TC 307 plakalı otomobile arkadan çarptığı, sanık ile katılanın anlaşamamaları üzerine olay yerine trafik ekiplerini çağırdıkları, trafik ekiplerinin alkollü olduğunu tespit ederek sürücü belgesine el koymalarına sinirlenen sanığın, katılana hitaben “Kına yakarsın” dediği ve akabinde elinde bulunan anahtar ile katılanın aracını çizerek zarar verdiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; katılanın aşamalarda değişiklik göstermeyen beyanlarında, olay günü sanığın, kendi sevk ve idaresinde bulunan araca çarptığını, anlaşamamaları üzerine trafik ekiplerini olay yerine çağırdığını, sanığın sürücü belgesine trafik ekipleri tarafından el konulması üzerine sinirlenerek kendisine küfrettiğini ve elinde bulunan anahtarla otomobilini çizdiğini beyan etmesi, katılanın eşi olan ve olay sırasında yanında bulunduğu sanığın beyanları ile de sabit olan tanık …’nun, katılanın beyanlarını doğrular nitelikte ve oluşa uygun anlatımları ile polis memurları tarafından tanzim edilen 31/10/2010 tarihli görgü tespit tutanağına göre, katılana ait aracın sağ arka kapı kol hizasında 35 cm uzunluğunda, sol arka kapı cam altında 15 cm uzunluğunda, sol arka kapı alt kolundan stop lambasına kadar 130 cm uzunluğunda yere paralel derin çizikler ve üzerinde boya kalıntıları bulunduğunun tespit edilmesi karşısında; sanığın, üzerine atılı hakaret ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçelerle beraatına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/12/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.