Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/20508 E. 2013/14471 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20508
KARAR NO : 2013/14471
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın yurt dışında yaşadığı, kendisini avukat olarak tanıtan sanık … ile internette tanıştığı, görüşmeleri süresince sanığın avukat olduğu düşüncesi ile eşinden boşanmak istediğini söyleyen katılanın sanık …’dan yardım talebinde bulunduğu, bunun üzerine kendisi dışında hayali avukat isimleri de söyleyen …’ın vekalet vermesi ve dava açılması için katılanı Türkiye’ye davet ettiği, geldiğinde …’da davanın daha kolay açılabileceğini karşı tarafın gelemeyeceğini söylediği ve vekalet konusunda sürekli oyaladığı, ilk aşamada 10.000 Euro masraf olarak aldığı, vekaletin mahkeme aşamasında verebileceğini söylediği, daha sonra tekrar 5.000 Euro talep
edilmesi üzerine …’dan …’ya gönderdiği, sanık …’ın katılanla arasında bir yakınlaşma sağladığı ve katılanın dava açacağız boşanmanı sağlayacağız şeklinde oyaladığı, katılanın yurt dışından geliş gidişlerinde bir keresinde de sanık …’yla anlaşarak katılanın kendisine olan itimadını daha da sağlamlaştırmak için …’nın katılanı karşılamasını ve kendisinin de avukat … olarak tanıtmasını istediği, sanık …’nın da bu şekilde davranarak suça yardımcı olduğu, sanık …’ın katılandan aldığı 38.000 Euro’yu 18.11.2008 tarihinde Yapı Kredi Bankası … Şubesine elden götürüp Türk Lira’sına’ye çevrilerek kendisine ait vadesiz mevduat hesabına yatırıldığı, bu suretle sanık …’ın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği, sanık …’nın da sanık …’ın dolandırıcılık suçunu işlemesine yardım ettiğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık … müdafi ve sanık …’nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.