Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/20545 E. 2015/32566 K. 23.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20545
KARAR NO : 2015/32566
KARAR TARİHİ : 23.12.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : a-TCK’nın 158/1-f-son, 62,52, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet ( iki kez) b-TCK’nın 204/1 62,53. maddeleri gereğince mahkumiyet ( iki kez)

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine yönelik hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın atılı suçu işlemediğine, bilirkişi raporlarının çelişkili ve yetersiz olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında katılan … şirketine yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (i) ve (k )bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin TCK’nın 158/1-f. son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; katılan … şirketine yönelik nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili (5) nolu hükmün 1,2,3,4. fıkralarının hükümden çıkarılarak yerlerine ”Sanık …’un, dolandırıcılık suçu sübut bulduğundan, eylemine uyan TCK’nın 158/1-f, son, cümle 2. maddesi gereğince 3 yıl hapis ve adli para cezasının suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olamayacağından ve davaya konu çekin de 10.000 TL değerinde olduğu anlaşılmakla, 1000 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın duruşmadaki iyi hali lehine takdiri indirim sebebi sayılarak cezası TCK’nın 62. maddesi gereğince, takdiren 1/6 oranında indirilerek 2 yıl 6 ay hapsi ve 833 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa hükmedilen 833 gün adli para cezası TCK’nın 52/2 maddesi gereğince günlüğü sanığın ekonomik durumuna göre ve takdiren 20 TL üzerinden 16’660 TL Adli para cezasına çevrilmesine” paragrafı eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık hakkında katılan …’ya yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanığın katılandan aldığı ödünç para karşılığından suça konu çeki verdiği iddia olunan olayda; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/1998 tarih ve 6/ 8-69 E. K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı dikkate alınarak, sanığın söz konusu çeki katılan …’ya önceden doğmuş bir borç için verip vermediği kesin olarak belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden bu yönde de değerlendirme yapılmaması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.