Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/20620 E. 2013/14422 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20620
KARAR NO : 2013/14422
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık hakkında mala zarar verme ve yaralama suçlarından kurulan hükme yönelik incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın trafikte sıkıştırması nedeniyle şikayetçi … ile tartıştığı, şikayetçinin hakaret edip kaçması üzerine aracıyla takip ettiği, AVM otoparkına giren şikayetçiye ait araca birkaç kez arkadan çarparak zarar verdiği, daha sonra olay yerine gelen güvenlik görevlisi olarak çalışan şikayetçi …’a vurduğu, yardıma gelen güvenlik görevlisi şikayetçi …’a da arabayla çarpmak suretiyle yaralanmalarına sebep olduğu olayda, yaralama ve mala zarar verme suçlarının oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, paraya çevrilmesi sırasında uygulanan TCK’nın 52/2. maddesinin kararda gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili bölümlerinde, “Sosyal ve ekonomik durumu” ibarelerinden önce gelmek üzere “5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.