YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20632
KARAR NO : 2014/15885
KARAR TARİHİ : 01.10.2014
Tebliğname No : 11 – 2012/113040
MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2009
NUMARASI : 2008/348 (E) ve 2009/1620 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık Volkan’a ait çekin diğer sanık Hürşüt tarafından ciro edilerek borcu karşılığında şikayetçiye verildiği, sanıkların iş ortağı olduğu ve birlikte hareket ederek sahte çek tanzim ettikleri ve hileli davranışlarla şikayetçiyi aldatıp 25.000TL zarara uğrattıkları, sanıkların bu eylemleriyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların bankanın maddi varlığı olan çeki kullanmak suretiyle haksız çıkar sağlama şeklindeki eylemlerinin; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın gözetilmesine, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.