YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20766
KARAR NO : 2013/14978
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa dolandırıcılıktan değil, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanunu’nun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanık …’ın, düzenlemiş olduğu sahte kimlikle … … şubesine müracaat ederek 15.500,00 TL tutarlı bireysel tüketici kredisi talebinde bulunup krediyi aldığı, yine aynı sahte kimlik ile bu kez Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş … şubesine müracaat ederek 7.500,00 TL tutarındaki ihtiyaç kredisini sözleşme yaparak aldığı, sanığın gerçek ikametgâh belgesi ile sahte nüfus cüzdanı fotokopisi ibraz ettiği, kredi sözleşmesi ile sanığın mukayese yazıları karşılaştırıldığında sözleşmenin sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği ancak nüfus cüzdanı aslının ele geçirilemediği, bu şekilde sanığın sahtecilik ve tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık ile müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, 21.05.2013 tarihli dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçmiş olması nedeniyle, CMK’nın 266. maddesi gereğince dosyanın sanık temyizi yönünden incelenmeksizin İADESİNE,
2-Şikayetçi … vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçlarının bankaya karşı işlenmiş olması nedeniyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmesi söz konusu olmayan şikayetçi …’in davaya katılmasına yasal olarak imkan bulunmadığından mahkemece kanuna aykırı olarak verilen katılan sıfatının temyiz hakkını kazandırmayacağı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi REDDİNE,
3-Katılan … vekilinin sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan … vekilinin temyiz isteminin yalnızca anılan bankaya yönelik sanığın eylemleriyle sınırlı olduğu, …’a yönelik eylemlerine ilişkin temyiz inceleme hakkının bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sahtecilik suçunun konusunu oluşturan nüfus cüzdanı aslının ele geçirilememesi nedeniyle anılan belgelerin iğfal kabiliyetinin olup olmadığının anlaşılmadığı hususu gözetilerek, mahkemece sanık hakkında sahtecilik suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık savunması, tanık beyanları, ekspertiz raporu, teşhis tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılan … Ekonomisi Bankası aleyhine gerçekleştirdiği eyleminin, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.