Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/20775 E. 2013/15262 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20775
KARAR NO : 2013/15262
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığa atılı bulunan özel belgede sahtecilik ve kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmeyen müştekinin bu suçlara ilişkin davalara katılamaya hak ve yetkisi bulunmadığı gözetilmeden verilen katılma kararı hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup temyiz hakkı vermeyeceğinden katılan vekilinin anılan suçlardan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin
kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılan … adına kayıtlı olan … plakalı aracın, kiralama işinde kullanılması amacıyla … tarafından katılan …’a ait … Rent A Car firmasına kiralandığı, sanığın 10.01.2012 günü … Rent A Car firmasına gelerek … adına düzenlenmiş ele geçirilemeyen sahte sürücü belgesi ile … plakalı aracı 13.01.2012 günü teslim edilmek üzere kiraladığı, aracı teslim aldıktan sonra kayıt malıki olarak ruhsatta görünen … adına sahte sürücü belgesi tanzim ettirip 12.01.2012 günü bu kez …da bulunan … Oto Galeri’ye giderek acilen nakit paraya ihtiyacı olduğunu, adına kayıtlı aracını satmak istediğini söyleyerek katılan … ile aracın 17.300 TL’ye satışı hususunda anlaştığı, aynı gün … 5. Noterine giderek satış sözleşmesi tanzim edip 17.300 TL’yi aldığı, ardından aracı kiraladığı, katılan …’a telefon mesajı gönderip aracın …’da … Oto Galeride olduğunu, gidip alabileceğini bildirip ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, sanığın … adına düzenlenmiş ele geçirilemeyen sahte sürücü belgesini kullanarak katılan …’a ait rent car firmasından araç kiralamaktan ibaret eyleminin kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık ve sahte sürücü belgesinin ele geçirilemeyip yapılan oto kira sözleşmesi
nedeniyle eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna yönelik kabul ile sanığın katılan … adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini kullanarak katılan … ile noterde satış sözleşmesi yapıp aracı teslim ederek haksiz menfaat temin etmekten ibaret eyleminin zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.