YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20993
KARAR NO : 2013/15204
KARAR TARİHİ : 09.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık … ile katılanlar … ve …’in … … Soğukhava Yaş Meyve Nakliyat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin eşit hisseli ortağı oldukları, 04.07.2005 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirketin “… Bulvarı No:…/… …” olan adresinin ” … Mahallesi, … Caddesi, … … Merkezi No:… …” olarak değiştirildiği, sanık …’nın şirketi tek imzayla temsil edebildiği tarihler arasında müteveffa sanık …’den aldığını iddia ettiği 400.000 euro’luk borç karşılığında 14.01.2003 düzenleme tarihli, 10.02.2005 ödeme günlü, 735.000 Dolar bedelli senet imzalayarak verdiği, söz konusu senede ilişkin müteveffa sanık …’nin oğlu olan sanık (avukat) … tarafından 05.04.2007 tarihinde … İcra Müdürlüğü’nün 2007/1501 esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, takibe ilişkin ödeme emrinin değiştirilen adreste sanık …’ya tebliğ edildiği, sanık …’ın takibe karşı herhangi bir itirazda bulunmadığı ve takibin kesinleşerek haciz işlemlerine başlanıldığı, sanık …’ın bu şekilde şirketin gerçekte böyle bir borcu olmadığı halde senet düzenlemesi ve sanık …’in de babasının böyle bir alacağı olmadığını bilmesine rağmen sahte düzenlenmiş senetle ilgili icra takibi başlatması suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarını aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda;
1- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararına yönelik incelemede;
Sanık …’in, söz konusu senedin sahteliğine ilişkin bilgisi olduğuna dair cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inaandırıcı delil elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak
oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O yer Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
Elektronik ortamda (UYAP) mernisten alınan 03/10/2013 tarihli nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hüküm tarihinden sonra 19/09/2013 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 09.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.