YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21001
KARAR NO : 2013/15105
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, 14/09/2012 günü … nolu telefon numarasından müştekiyi arayarak kendisini Komiser … olarak tanıttığı, üç isim vererek bu kişileri tanıyıp tanımadığını sorduğu, banka hesabı üzerinden bölücü örgüte para aktarıldığını nüfus bilgilerinin de banka memuru tarafından örgüt mensubu kişilere satıldığını beyan ettiği, müştekinin görüştüğü kişinin polis olduğuna inanmadığını söylediğinde bu kez “savcı bey’e” bağlıyorum diyerek aynı numaradan başka bir kişi ile görüştürmeye çalıştığı, bu numarayı bağladığında ekranında 0 155 numarası görününce görüştüğü kişinin Cumhuriyet savcısı olduğuna inandığı, bunun üzerine sanığın banka hesabında para olup
olmadığını sorduğunda Yapı Kredi Bankasında 10.000,00 TL parasının olduğunu ayrıca aynı bankada 6.000,00 TL avansının bulunduğunu söylediği, sanığın parasını hesaptan çekerek vereceği hesap numarasına ATM cihazından yatırılmasını istediği, müştekinin … … … Bankası ATM’si aracılığı ile 10.386,00 TL’yi hakkındaki hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşen sanık … Serbest adına para yatırdığı, bilahare avansından da para çekmesini istediğinde müştekinin avansından çektiği 1.500,00 TL, 2.400,00 TL ve 2.400,00 TL’yi de … ATM’si aracılığı sanık tarafından verilen hesaplara 6.100,00 TL olarak yatırdığı, böylelikle sanığın hileli söz ve davranışlarla ikna ettiği müştekiden haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, atılı suçun sübut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez katılanın zararına menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.