Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/21184 E. 2013/21026 K. 25.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21184
KARAR NO : 2013/21026
KARAR TARİHİ : 25.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır.
Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Katılan … ile tanık olan eşi …, kardeşi Umay Aktı ve arkadaşı …’in birlikte gezmek amacıyla motosikletleriyle Çameli İlçesine geldikleri, katılanın kullanmış olduğu motosikletin plakasının olmaması nedeniyle polis memuru olan sanık …’in anons yaparak durmasını istediği, katılanın durmaması üzerine sanığın bir süre takip ederek Fethiye karayolu üzerinde katılanı durdurduğu, akabinde katılanın yanına giderek “ lan anons ediyorum durmuyorsun” deyip ayaklık üzerinde … motosiklete tekme atarak yere düşürdüğü, bu nedenle motosikletin bazı parçalarının kırıldığı, akabinde sanığın ekip arabasından sopa alıp katılanı çevirerek sopayla sırtına bir kez vurduğu, daha sonra kendine doğru çevirip tekme ve yumruk vurmak suretiyle yaralama eylemine devam ettiği, katılanın eşi, kardeşi ve arkadaşının bağırmaları üzerine sanığın eylemlerine son vererek katılanı işlem yapmak amacıyla daha önceden çağırdığı ekiple birlikte polis merkezine götürdüğünün iddia edildiği olayda, katılanın aşamalarda değişmeyen ifadesinde sanığın atılı suçları işlediğini belirtmesi, bu ifadelerin tanıklar Umay Aktı, … ve … anlatımlarıyla da doğrulanması ve dosya içinde bulunan katılan ile ilgili olarak 4.9.2009 tarihinde tanzim edilen adli rapor içeriğine göre sanığın eylemlerinin sübuta erdiği gözetilmeden, yüklenen suçlardan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.12.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.