YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21361
KARAR NO : 2013/16008
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması (değişen suç vasfına göre nitelikli dolandırıcılık), nüfus cüzdanında
belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafileri olan Av. …, Av. … ve Av. …’ün 09/02/2010 tarihli dilekçe ile müdafilikten istifa ettikleri, istifadan sonraki 19/04/2010 tarihli ilk celsede, sanığa çekilme bildirimi şerhini içeren duruşma gününü bildirir tebligatların sorgu adresi olan .. sokak No:… …/… adresi yerine, … sokak No:… … adresine gönderildiği, sanığın yokluğunda verilen hükmün, yine yanlış adrese çıkarılması nedeniyle 19/01/2011 tarihinde tebligatın merciine iade edildiği, 12/10/2011 tarihinde tebligatın, mernis adresine yapıldığı kabul edilerek hükmün kesinleştirildiği; ancak o tarihte sanığın mernis adresinin … Mahallesi, …/… Sokak …/… olduğu, kesinleşen hüküm nedeniyle cezaevine alınan sanığın 25/12/2012 tarihli dilekçe ile eski hale getirme talebiyle birlikte hükmü temyiz ettiği,
5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olması karşısında, Mahkemenin sanık hakkında eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği 19/04/2012 tarihli talebinin reddine ilişkin ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede;
Tebligat Kanunu’nun 21. maddesinin 1. fıkrasına 6099 sayılı Kanun ile eklenen hüküm uyarınca yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan, 25/12/2012 tarihli dilekçenin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede ;
20/12/2004 tarihi ile 15/02/2005 tarihleri arasında işlenen suç tarihlerinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.