Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/21997 E. 2015/32556 K. 22.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21997
KARAR NO : 2015/32556
KARAR TARİHİ : 22.12.2015

Tebliğname No : 15 – 2012/10449

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Isparta 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/09/2011
NUMARASI : 2010/265, 2011/1705
SANIK : S.. T..
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma

Sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan verilen mahkumiyete ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Katılan ve sanık arasında arsa alım satımından doğan borç nedeniyle 15/12/2005 vade tarihli 30.650,00.-TL. bedelli bu senedi düzenlediği, katılan hakkında sanığın icra takibinde bulunduğu, yapılan itirazın reddi ve açılan menfi tespit davasının katılanın aleyhine sonuçlanması üzerine, sanığa olan borcunu ödediği ve aralarında, katılanın damadının evinde “Ödeme anlaşması” isimli belgeyi düzenleyerek imzalayan sanığın, katılanı ibra ettiği, buna rağmen icra takibini durdurmadığı, katılanın emekli maaşının kesilmesine devam edildiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın suça konu senedi icraya koyduğu tarihte bedelsiz kalmış senetten söz edilemeyeceği, ibradan sonra icra dosyasını takipten kaldırmama şeklinde gerçekleşen eylemin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturmayacağı anlaşılmakla sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
5237 sayılı TCK’nın 50/3 maddesine göre; daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, fiili işlediği tarihte altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının zorunlu olarak aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği hükmü ve sanığın sabıkasızlık durumu da gözetilmeden, TCK’nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanmaması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.