YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22005
KARAR NO : 2014/7973
KARAR TARİHİ : 24.04.2014
Tebliğname No : 15 – 2012/51028
MAHKEMESİ : Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/09/2011
NUMARASI : 2010/245 (E) ve 2011/267 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunda, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Katılan kooperatifin personeli olarak çalışan sanığın, 18/02/2009 ve 16/04/2009 tarihlerinde kooperatife ait toplam 19.500 TL parayı bankadan çekerek kooperatif adına ödeme yapması gerekirken bu ödemeleri yapmayıp özel tüketiminde kullandığı, ayrıca Lede İnşaat Şirketi’ne ait kasa defterine toplam 8512 TL, Hanem Konut Yapı Kooperatifi’ne ait kasa defterinde 5524 TL parayı şahsi hesabında kullandığı, Lede İnşaat Şirketi’ne ait demirbaş olan ve sanığa kullanması için verilen cep telefonlarını habersiz birini annesine satıp, diğerini götürdüğü, ayrıca bir kısım şahısların mülklerine sigorta yapıp sigorta bedelinin L. İnşaat tarafından ödeneceğini beyan ederek sigorta bedelini mal edindiğinin iddia edildiği somut olayda; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62/3. maddesine göre, kooperatif yönetim kurulu üyeleri üyeleri ve kooperatif memurlarının suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılacaklarının hüküm altına alındığı dikkate alınarak ve eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 247. maddesinde öngörülen zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.