Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2242 E. 2013/8087 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2242
KARAR NO : 2013/8087
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, üstsoya karşı bıçakla kasten yaralama; bıçakla kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Adli emanetin 2008/42 sırasında kayıtlı suçta kullanılan bıçağın “müsaderesine” mahkemenin 27/01/2010 tarihli “ek kararı” ile karar verildiğinden tebliğnamedeki 3 no’lu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Resmi nikahla evli olduğu eşinin fiilen ayrılması nedeniyle oğlu…ve annesi-mağdure… ile kızkardeşi… ve eniştesi mağdur …’ın evinde yaklaşık iki aydır oturan sanığın, adli emanete alınan nitelikleri belli bıçakla eniştesi mağdur …’ın üzerine yaralama kastı ile saldırdığı ancak araya girenler nedeniyle eylemini tamamlayamadığı, mağdure annesi…’in boğazına aynı bıçağı dayayıp adli muayene raporunda belirlendiği gibi “boynun sağ yarısında 4-5 cm’lik çizik” oluşturup onu kasten yaraladığı ve sonradan ekip otosu içerisinde onu ölümle tehdit ettiği, ihbar üzerine olay yerine intikal eden polis memurları İlkay ve Şükrü’nün onu polis merkezine davet etmelerine cebir veya tehdit kullanmak suretiyle direnme gösterdiği ve zor kullanılarak ekip otosuna bindirildiğinde “otonun arka muhafazalı yerinde bulunan kare parmaklıklı tel örgülere vurarak yaklaşık 2-3 cm göçük 8-10 cm eziklik meydana getirdiği böylece mağdur …’a karşı “bıçakla kasten yaralamaya teşebbüs”, mağdure…’e karşı “üstsoya bıçakla kasten yaralama” ve “tehdit” görevli polis memurlarına karşı “görevi yaptırmamak için direnme” ve “nitelikli mala zarar verme” suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda; suçların sübut bulduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın … Asliye Ceza Mahkemesince alınan 13/07/2009 tarihli savunmasında, “… lehime olan yasal hükümlerin uygulanmasını talep ederim …” şeklindeki isteminin, olumlu veya olumsuz bir biçimde gerekçe gösterilmeksizin karşılanmaması,
2-TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin “altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde” 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıvermeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/05/2013 gününde oybiriliyle karar verildi.