YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2268
KARAR NO : 2014/18218
KARAR TARİHİ : 05.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın asker arkadaşı olan şikayetçi…’ı arayarak akli dengesi yerinde olmayan dayısının tarlasında yüz adet gömü altını bulduğunu, 40.000 TL’ye satmak istediğini söylemesi üzerine,…’ın konuyu amcası olan şikayetçi …’e ilettiği, …’in konuyla ilgilendiği ve şikayetçi …’ın Turgutlu’ya gidip sanıklarla buluşup numune altın aldığı, bu sırada sanık …’ın sanık …’yü akli dengesi yerinde olmayan dayısı olarak tanıttığı, numune altının İstanbul’da gösterilen kuyumcular tarafından gerçek altın olduğunun söylenmesi üzerine şikayetçilerin istenilen parayı toplayıp sanıklarla Turgutlu’da buluştukları, sanıkların içi altın dolu olduğunu söyledikleri çantayı verip paraları alarak koşarak uzaklaştıkları, şikayetçilerin çantayı kontrol ettiklerinde kum dolu olduğunu gördüklerinin iddia edildiği olayda, sanıklar ve şikayetçi beyanları ile tüm dosya kapsamına göre eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar hakkında TCK’nın 157/1. maddesi gereğince ayrıca para cezasına hükmedilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca her sanık için sebebiyet verdiği yargılama gideri belirlenerek kendilerine ayrı ayrı yükletilmesi yerine 1/2 oranında sanıklardan alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, “1/2 oranında” ibaresinin çıkartılıp yerine “eşit olarak” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.