YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22697
KARAR NO : 2014/10766
KARAR TARİHİ : 29.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Olay günü katıldığı düğün merasiminde alkol alan sanığın, muhtarlık binasının önündeki kamera ve dijital saat ile köy caminin tuvaletindeki aynayı ve şadırvanının camlarını kırdığının iddia edildiği somut olayda; bilgi sahibi olarak dinlenen …’ın ifadesi, bilirkişi raporu ve sanığın kaçamak savunması karşısında kamu malına zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan Edirne 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/183 esas ve 2009/609 karar sayılı12.05.2006 tarihinde kesinleşen 2.000,00 TL adli para cezasına ilişkin ilamının ceza miktarı bakımından kesin olduğu gözetilmeden sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Sanık hakkında kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilmesine rağmen,TCK’nın 53/1 maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi suretiyle TCK’nın 53/4 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükümden TCK’nın 58. ve 53. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.