YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23109
KARAR NO : 2014/10571
KARAR TARİHİ : 28.05.2014
Tebliğname No : 15 – 2012/80801
MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2011
NUMARASI : 2011/203 (E) ve 2011/546 (K)
SUÇ : Kamu malına zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun, tutuklanması talebi ile nöbetçi mahkemeye sevkinin yapıldığı ve tutuklanmasına karar verildiği, küçüğün tutuklandıktan sonra kolluk görevlileri tarafından cezaevine sevkedilmek üzere adliye binasında bekletildiği sırada, aniden kolluk görevlilerinden kurtularak aynı katta bulunan lavabo giriş kapısına kasten yumruğu ile vurarak ahşap olan kapının kırılmak suretiyle içine çökmesine ve kapı kenar pervazlarının yerinden çıkmasına sebebiyet verdiği, bu eylemiyle kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; suça sürüklenen çocuğun savunması, tanık beyanı, olay tutanağı, tutanak ve fotoğraflar ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
21.04.1993 doğumlu olan suça sürüklenen çocuk, yargılama sırasında 18 yaşını doldurduğu halde, son oturumun açık yerine kapalı yapılması ve hükmün gizli tefhim edilmesi suretiyle CMK’nın 182.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.