Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2311 E. 2014/18177 K. 05.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2311
KARAR NO : 2014/18177
KARAR TARİHİ : 05.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanlardan … ile sanığın 2001 ve 2002 yıllarında … Jandarma Bölük Komutanlığında birlikte askerlik yaptıkları ve asker arkadaşı oldukları, olay tarihinden iki ay kadar önce sanığın katılan …’ı arayarak teyzesinin oğlunun evinde altın bulunduğunu, teyze oğlunun bu altınları satmak istediğini, ancak kendisinde para olmadığından bu altınları satın alamadığını, eğer parası var ise bu altınları çok ucuza satın alabileceğini söylemesi üzerine belirtilen tarihten suç tarihine kadar katılan … ile sanık arasında altın alım satımı konusunda telefon görüşmeleri yapıldığı, katılan …’ın babası olan katılan … ile birlikte Denizli’ye gelerek sanık ile buluştuğu, sanığın 1 adet altını numune olarak katılanlara verdiği, bu sırada yanında bulunan yeğeni olduğunu söylediği … isimli şahısla tanıştırdığı, katılanların altınları alıp gerçek olduğunu anlamaları üzerine, olay tarihinde tekrar Denizli’ye geldikleri, kendilerini otogarda bu kez sanığın yeğeni olarak tanıttığı … isimli kişi ile buluştukları, …’nin katılanlara sanığın teyzenin evinde kendilerini beklediğini söylediği, birlikte Kirişhane parkına geldikleri, burada … isimli kişinin katılanlardan beraberlerinde getirdikleri parayı isteyerek altınları getirmek üzere beklemelerini söylediği, katılan …’den 15.000 TL’yi aldıktan sonra bir eve girip ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın,katılanın uğradığı zararı gidermediği anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (c) bendinde yazılı “ suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade , suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.