YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23273
KARAR NO : 2014/10568
KARAR TARİHİ : 28.05.2014
Tebliğname No : 15 – 2012/85442
MAHKEMESİ : Çarşamba 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/11/2011
NUMARASI : 2010/231 (E) ve 2011/301 (K)
SUÇ : Mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Müşteki ile sanığın akraba oldukları, sanığın kızının, olay tarihinden önce müştekinin torunu ile kaçması üzerine sanığın, müştekiye karşı husumet beslediği, bu nedenle olay gecesi müştekinin evinin balkonuna benzin atmak suretiyle yangın çıkarttığı ve yangın neticesinde müştekinin zarar gördüğü, sanığın bu eylemiyle mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, olay ve yakalama tutanakları, alkol raporu ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulunde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığa atılı suçun TCK’nın 151/1 ve 152/2-a maddeleri kapsamında kaldığı dikkate alınarak, TCK’nın 151/1 maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinden sonra aynı Kanun’un 152/2-a maddesi gereğince cezanın arttırılması gerektiği gözetilmeden TCK’nın 152/2-a maddesinin temel ceza maddesi olarak belirlenerek uygulama yapılması,
2-TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrası uyarınca, TCK’nın 53/1-c maddesindeki velayet, vesayet, kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmanın sadece kendi alt soyu açısından koşullu salıvermeye kadar süreceği, alt soyu haricinde kalanlar yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği ayırımı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 28.05.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.