YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2354
KARAR NO : 2014/9410
KARAR TARİHİ : 13.05.2014
Tebliğname No : 15 – 2012/316848
MAHKEMESİ : Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/09/2011
NUMARASI : 2009/185 (E) ve 2011/200 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, Profilo şirketinin Kumluca ilçesinde yetkili bayiliğini yapan katılana Profilo şirketinin pazarlamacısı sıfatıyla düşük bedel göstermek suretiyle mal pazarladığı, fakat maddi durumunun kötü olması nedeniyle katılandan peşin olarak aldığı paraları özel ihtiyaçları için kullanıp Profilo şirketinde bulunan müştekiye ait hesaptan ödemelerin düşürtülmediği bu nedenle katılan hakkında Profilo şirketi tarafından icra takibi başlatıldığı iddia edilen olayda; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/784 esas numarasında yargılaması yapılan, katılan ve sanığın taraf oldukları menfi tespit davası bulunduğunun anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve suçun yasal unsurlarının tespit edilmesi bakımından, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/784 esas sayılı dava dosyası getirtilip, dosya içeriğinin tutanağa geçirilip, dava konusu olayla ilgili delil olabilecek evrakların onaylı suretleri dosya arasına alınıp, sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.