YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23645
KARAR NO : 2014/14134
KARAR TARİHİ : 08.09.2014
Tebliğname No : 15 – 2012/83211
MAHKEMESİ : Sakarya Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2011
NUMARASI : 2011/4 (E) ve 2011/615 (K)
SUÇ : Kamu malına zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun yan binadan kalmakta olduğu yurdun çatısına çıkarak çatının ahşap direğine tiner döküp yaktığı olayda, kamu malına zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Fiili işlediği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun, cezai sorumluluğunun tespiti amacıyla kamu malına zarar verme suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği konusunda uzman hekim raporu alınmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50/1-d maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrili seçenek yaptırımın yerine getirilmemesi halinde, kısa süreli hapis cezalarının tamamen veya kısmen infazına karar verilemeyeceği gözetilmeden, bu hususta aynı kanunun 50/6 maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuklara ihtar edilmesi,
3-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/2 maddesi gereğince, yasal olarak tayin edilen zorunlu müdafi ücretinin suça sürüklenen çocuğa yüklenemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/09/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.