YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24108
KARAR NO : 2013/20669
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan ile sanığın akraba olup, Kırıkhan ilçesi Özsoğuksu Köyü’nde bulunan arazilerinin de sınır komşusu olduğu, arazilerinin sınırı konusunda aralarında bulunan uyuşmazlık nedeniyle husumetli oldukları, bu nedenle sanığın katılanın tarlasında bulunan zeytin ağaçlarını yaktığının iddia edildiği olayda; oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; katılanın aşamalarda verdiği ifadelerinde; tarlasının sanığın azmettirmesi ile başkaları tarafından yakıldığını söylentilerden duyduğunu beyan ettiği, katılanın eşi olan tanık Muhamet Açıl’ın verdiği ifadesinde; olay yerine gittiğinde … isimli çobanın kendisine yangının sanığın başkalarını yaptırdığını söylediğini iddia ettiği, tanık … alınan ifadesinde ise, söz konusu yangının kim tarafından yakıldığını görmediğini belirttiği, sanığın suçlamaları kabul etmediği ve dosya kapsamında mevcut olan bilgi ve belgelere göre de; yangının hangi nedenden
kaynaklandığının belirlenemediği gibi iddia edilen eylemin sanık tarafından gerçekleştirdiğine ilişkin katılanın varsayımından başka, somut ve kesin bir delil elde edilemediğinin anlaşılması karşısında, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak; sanığın beraatine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.