Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2447 E. 2013/16611 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2447
KARAR NO : 2013/16611
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Kızıkhamurkesen köyünde ikamet eden ve köy içerisinde arsa satın almak isteyen katılana, kendisine ait olduğunu beyan ederek hukuken maliki olmadığı arsayı satmak suretiyle haksız kazanç temin ettiğinin iddia edildiği yargılamada; fen bilirkişisi marifetiyle mahkemece yapılan keşif işlemi sırasında, uyuşmazlığa konu olan ve fiilen sanık tarafından katılana devredilmiş olan arsanın bulunduğu yere gidilerek, katılanın fiilen kullanımına sunulan arsanın, tapuda resmen katılana devredilen yerden sadece 400 metre ileride bulunan farklı bir yer olduğu, söz konusu arsanın, katılan tarafından biriket duvarlarla çevrilmiş vaziyette, üstünün henüz kapatılmamış inşaat halinde olduğu, inşaatın yarısının kuzeyde bulunan mera niteliğindeki alanda kaldığı, sanığın keşif sırasında vermiş olduğu ifadesinde; tapuda kaydı bulunan ve resmen sattığı arsa ile katılana fiilen sattığı arsanın farklı yerlerde olduğunu ve tapuda sattığı arsa üzerinde … isimli kişinin evinin bulunduğunu, bu arsanın tapuda her nasılsa kendi üzerine kayıt edildiğini, kasıtlı hareket etmediğine ilişkin savunmasının aksini gösterecek delilin bulunmaması, Sanığın suça konu arsayı tapuda resmen katılana devrettiği ve tapu kayıtlarının herkese açık olup, sanık tarafından kendisine resmen satılan yere ilişkin gerekli araştırmayı yapması halinde katılanın gerçek durumun farkına varabileciği, sanığın davranışlarının katılanın inceleme ve araştırma olanağını ortadan kaldıracak nitelikte olmadığının anlaşılması karşısında; dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri ile verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.