YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24645
KARAR NO : 2016/1745
KARAR TARİHİ : 17.02.2016
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan idare vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, sanık ….. suç tarihinde doğum sancılarının başlaması üzerine, eşinin ilçe dışında çalışması ve parasının da bulunmaması sebebiyle eltisi olan diğer sanık …. yeşil kart sağlık karnesini alıp, 16/06/2010 tarihinde ….. müracaat etmesi üzerine hastaneye yatırıldığı, aynı gün doğum yaptığı ve ertesi gün taburcu edildiği, daha sonra sanığın eltisine ait yeşil kartı kullandığının anlaşılması üzerine soruşturma başlatıldığı, daha sonra iddianame tanzim edilerek sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, sanık …..doğum sancılarının artması üzerine acilen hastaneye gitmek zorunda kaldığı, hiçbir sosyal güvencesinin olmaması ve ödeme gücünün de bulunmaması sebebiyle kendisinden acil sağlık hizmetlerinin bedelinin alınamayacağı, zira 3816 sayılı Kanunun 11. Maddesinde “bu kanuna göre yeşil kart alacak durumda olmayanların ödeme gücünü aşan sağlık hizmetleri ile bu kanun kapsamında olmayan sağlık hizmetlerinin ücret ve bedellerinin karşılanmasında 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Kanununun hükümleri uygulanmaya devam edilir” şeklindeki yasal düzenleme ile sosyal güvencesi bulunmayan ya da ekonomik durumu yeterli olmayanların sağlık giderlerinin devlet tarafından karşılanacağının belirtildiği, keza Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 67. Maddesinde de analık sebebiyle ayakta veya yatarak, hekim tarafından yapılacak muayene, hekimin göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler ile doğum hallerindeki hizmetlerden, sigortalıların yararlanmalarında prim borcu bulunmaması şartının aranmayacağı belirtilmiştir. Acil sağlık hizmetleri yönetmeliğinde de benzer bir düzenleme bulunmaktadır, keza Başbakanlığın 2008/13 ve 2010/16 sayılı genelgelerinde de herhangi bir sağlık güvencesi olmayan vatandaşlardan ödeme gücü bulunmayanların sağlık hizmeti bedellerinin kendilerinden talep edilmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Kaldı ki somut olayımızda sanık ….. ekonomik durumunun kötü olması sebebiyle daha sonradan kendisine Söke İlçe İdare Kurumunun 29/03/2011 tarih ve 346 sayılı kararı ile yeşil kart verildiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalarımız bir bütün halinde değerlendirildiğinde, somut olayda ….. oluşmuş herhangi bir maddi zararından söz edilemeyeceği, bu durumda sanıklara isnat edilen nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, gerekçesine dayanan beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç yönünden gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin beraat kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 17.02.2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.