YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25023
KARAR NO : 2013/17080
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
Hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık …’nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2, 52/2 ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve 53. maddesinde yer alan güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına dair Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2011 tarihli ve 2010/1180 esas, 2011/833 Sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/07/2013 gün ve 2013/11910/47556 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2013 gün ve 2013/262080 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Suç Tarihinin 09/04/2005 olarak kabul edilmesi karşısında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun sanığın eylemine uyan 510. maddesinde yalnız hapis cezası yer aldığı ve cezanın miktarı itibari ile daha lehe olduğu halde yazılı şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2. maddesinin tatbik edilmesinde,
3-5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı maddenin 1. fıkrasında belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde,
4- Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 21/11/2012 tarihli ve 2012/12510 esas, 2012/44059 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığa yüklenen ve etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen güveni kötüye kullanma suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olması nedeniyle, 06/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun’un 45. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı 19/12/2006 tarihine kadar işlenen suçlar itibariyle lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 73/8 ve 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 254. maddeleri yollaması ile aynı Kanun’un 253. maddesi uyarınca uzlaşma hükümleri uygulanmadan karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında TCK”nın 155/2 maddesi uyarınca açılan davada, diş protez iş yeri işleten müştekinin yanında eleman olarak çalışan sanığın müşteki adına tahsil ettiği paraları iade etmeyerek mal edinmesi şeklinde gerçekleşen olayda, 155/2 madde kapsamındaki eylemin kovuşturmasının şikayete bağlı olmadığı gibi, TCK”nın 73/8 ve CMK! 235-254 maddelerine göre uzlaşma kapsamında da bulunmadığının anlaşılması karşısında, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Baş Savcılığınca düzenlenen ihbarname içeriğindeki “4” no” lu bozma talebi yerinde görülmediğinden, CMK 309. maddesi gereğince REDDİNE,
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki 1 2, ve 3 no”lu talepler yerinde görüldüğünden Bakırköy 21. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20/10/2011 gün ve 2010/1180 esas, 2011/833 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca aleyhte etki etmemek üzere BOZULMASINA, bozma nedenine göre, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 11/11/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.