YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25202
KARAR NO : 2013/20876
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın yüzüne karşı verilen kararda yasa yolu “…tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde… Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere…” şeklinde belirtilmiş olup, katılanın temyiz süresinin başlama tarihi hususunda yanıltıldığı anlaşılmakla, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip yapılan temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıkların zilliyetliği katılan ve kardeşlerinin üzerinde olan tarlada bulunan 37 adet kavak ağacı, 8 adet elma fidanını kesmek suretiyle zarar verdikleri iddia edilen olayda, katılanın oğlu olan tanığın görgüye dayanmayan ve katılan ile aralarındaki akrabalık bağı itibariyle tarafsız beyan olarak nitelendirilmeyen tanık beyanı dışında sanıkların atılı suçu işledikleri yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil elde edilemediği gerekçeleriyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.