YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25653
KARAR NO : 2013/18995
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; sanık …’in rahatsızlanması nedeniyle, aynı evde birlikte yaşadığı akrabası sanık …
Demir’e ait yeşil kartla … Devlet Hastanesine giderek muayene olup, röntgeninin çekilmesini istediği, mamografi çekimi sırasında sanık …’in yeşil karttaki kimlik bilgilerine göre yaşının daha büyük olduğunun teknisyen tarafından fark edilmesi üzerine sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sonunda sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık …’nin beraatine karar verildiği, katılan vekilinin bu karara yaptığı itiraz üzerine, sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırıldığı ve inceleme tarihi itibariyle yargılamanın devam ettiği, sanık … hakkındaki beraat kararının da katılan vekili tarafından temyiz edildiği, sanık …’in bahse konu yargılama sırasında alınan savunmasında …’e ait yeşil kartı O’nun bilgisi dışında habersiz alıp hastaneye gittiğini, sanık … ise, yeşil kartının iptal edilmesi üzerine olaydan haberdar olduğunu beyan ettiği, bu şekildeki savunmaların aksine sanık …’in atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanık … hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.