Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2574 E. 2013/4084 K. 06.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2574
KARAR NO : 2013/4084
KARAR TARİHİ : 06.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığına “15.10.1983” olarak hatalı yazılan sanığın doğum tarihinin , mahallinde nüfus kaydına uygun olarak “15/10/1963” şeklinde düzeltimesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanığın, temyize konu olmayan diğer sanıklara ait kamyoneti kiralayarak bu sanıklarla birlikte İspir İlçesi Çamlıkaya beldesine hayvan satın almak için geldiği,burada sekiz adet hayvanın alımı hususunda 8.000 TL’ye katılan ile anlaştıkları,sanığın, nakit parasının olmadığını, parasının Oltu Emlak Bankasında olduğunu söyleyerek, katılanı parayı almak üzere birlikte Oltu’ya gitmek hususunda ikna ettiği, aynı gün hayvanları yükleyerek Oltu’ya geldikleri burada sanığın katılanı otele yerleşterdiği,sabah buluşup paranın ödeneceğini söyleyerek otelden ayrıldığı,ertesi gün katılanın, kamyonu otelin önünde görmemesi üzerine sanığı aradığı ancak sanığın katılanı oyaladığı ve ortadan kaybolduğu,suça konu hayvanların kolluk tarafından yapılan arama neticesinde katılana teslim edildiği anlaşıldığından,eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında yüklenen dolandırıcılık suçundan 5237 Sayılı TCK’nın 157,168,53 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açıldığı halde,iddianame kapsamı dışına çıkılarak,ek savunma hakkı verilmeden 5237 Sayılı TCK’nın 157,53/1,58/6 maddeleri uyarınca hüküm kurulması,
2-5237 sayılı Yasa’nın 53.maddesi 1.fıkrasının a.b.d.e bendinde yer alan hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı fıkranın (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.