YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26537
KARAR NO : 2014/1227
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
Tebliğname No : 15 – 2013/293262
MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/06/2013
NUMARASI : 2011/631 (E) ve 2013/198 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın katılan şirketin Katar Ülkesi Doha Oris bürosuna 01/01/2006 tarihinde mali işler müdürü olarak atandığı, sanığın görev yaptığı bu dönem içerisinde 06/01/2008 tarihinde 10 günlük izin alarak Türkiye’ye dönmeden önce aynı gün kendi gözetiminde çalışan T. A.. lehine 06/01/2008 tarih 129.033,00 Katar Riyali ( 35.000,00 USD karşılığı) çeki keşide ettiği, bu çeki T. A..’e tahsil ettirdikten sonra paranın çekildiği bankada tanıktan parayı alıp, herhangi bir şirket yetkilisi ve şantiye sorumlusuna haber vermeksizin Türkiye’ye döndüğü iddia edilen olayda;
Sanığın çek bedelini aldığına dair katılan şirketin dosyaya ibraz ettiği belgenin altındaki imzanın fotokopi yoluyla başka bir belgeden aktarıldığını iddia etmesi ve belge aslının bulunmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için belge üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak imzanın fotokopi yoluyla eklenip eklenmediğinin tespiti ile belgenin elektronik posta yoluyla gönderildiği adresin kime ait olduğu tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Kısa kararda sanık hakkında TCK’nın 51. maddesi gereğince erteleme kararı verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükümde çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/01/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.