Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/26650 E. 2013/20295 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26650
KARAR NO : 2013/20295
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.

Somut olayda;
Sanık …’nin sahibi ve sorumlusu olduğu … Reklam Ajans isimli … yerinde 30/04/2008 tarihinde sigortalı olarak gösterilen 140 kişinin çalışmalarının fiili olmadığı bu kişilerin bir defaya mahsus reklam filminde oynadığı ve bu filminde … Cafe için çekildiği belirtildiği oysa bunun gerçeklikten uzak olduğu işçiyle işveren arasında hukuki bir bağlantı bulunmadığı dolayısıyla 506 sayılı Kanunun 2.md göre sigortalılığın oluşmadığı … veren olan sanığın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sigortalar kanunuyla değiştirilen 30/04/2008 tarihinden sonra değişikliğe uğrayan haklardan yararlanmak için ve 5520 sayılı kanunun olumsuz etkisinden kurtarmak amacıyla gerçeğe aykırı olarak … yerinde çalışmış gibi gösterildikleri bu itibarla sanıkların iştiraken yaşı küçük olan çocuklar lehine dolandırıcılık eylemini gerçekleştirip kamu kurumu niteliğindeki Sosyal Güvenlik Kurumuna yönelik olarak müsnet suçu işledikleri belirtilerek açılan kamu davasında,
Sanıkların dolandırıcılık kastıyla hareket etmediklerini belirtir savunmaları reklam filminin gerçek olup ve bir televizyon kanalında gösterilmiş olması, adı geçen çocukların reklam filminde figüran olarak rol aldıklarına ilişkin tutanaklar, ve tüm dosya kapsamından sanıkların yüklenen suçu işlediklerine ilişkin kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatlarına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.