YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2673
KARAR NO : 2014/18357
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında, özel belgede sahtecilik suçundan, zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılan şirkette pazarlama ve satış elamanı olarak çalıştığı sırada, gerçekte bir satış yapmadığı halde … Et ve … Et-Tavuk 2 isimli firmalara mal satmış gibi sahte fatura ve irsaliyeler düzenleyip şirkete ibraz ettiği, malları da başka yerde satarak bedelini uhdesinde tuttuğu, yapılan incelemelerde, sanığın mal sattığını belirttiği firmaların hayali olduğunun belirlendiği, belirtilen tarihlerde, sanık, kendisine teslim edilen şirketin aracında hırsızlık olayı olduğunu, malların bir kısmının burda çalındığını iddia etmiş ise de, kamera kayıtları ve tanık beyanına göre, malların sanık tarafından bilerek elden çıkarıldığının tespit edildiği, böylece sanığın, kendisine görevi nedeniyle teslim edilen malları elden çıkartıp bedelini uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan
kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 sayılı tck’nın 51/3. maddesinde, cezası ertelenen sanık hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirleneceği ve bu sürenin alt sınırının, mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı hüküm altına alınmasına rağmen, cezası ertelenen sanık hakkında, herhangi bir denetim süresi belirlenmeyerek ve denetim süresince, sanık hakkında, herhangi bir yükümlülük yüklenip yüklenmeyeceği veya uzman kişi görevlendirilip görevlendirilmeyeceği hususlarında bir karar verilmeyerek, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceği, kabule göre de; aynı Kanun’un 53/3. maddesine göre, mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen sanığın, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkra hükümlerinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasına, “TCK’nın 51/3. maddesine göre sanık hakkında 1 yıl denetim süresi belirlenmesine” ibaresinin eklenmesi ile hüküm fıkrasından “”TCK 53. madde gereğince sanık hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine” ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.