YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2711
KARAR NO : 2014/18856
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, katılanın dantel işleri yaptığını öğrenmeleri üzerine evine giderek yanlarında getirdikleri 100 adet ipliği, tanesini 7,50 TL den verip, karşılığında dantel yaptırmak istediklerini, dantelleri de yumak başına 80,00 TL’den satın alacaklarını, ancak çoğu kişinin ucuz olması nedeni ile ipliklerin üzerine kâr koyup başkalarına sattıklarını, bu nedenle teminat olarak para veya altın vermesini istedikleri, katılanın da parası olmaması nedeni ile 22 ayar 19-20 gr. ağırlığındaki bileziğini sanıklara verdiği, karşılığında boş bir kağıda teminat olarak bileziğin alındığına dair yazı yazıp … adıyla imzalayarak verdikleri, katılanın ipliklerin değerinin düşük ve kalitesiz olduklarını öğrenmesi üzerine sanıkları verdikleri telefon numarasından aradığı, bir kaç gün sonra geleceklerini söyleyen sanıkların ortadan kayboldukları somut olayda;
1- Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın, katılanı önceden tanıdığını ve bir kaç defa ip sattığını, hatta katılandan alacaklı olduğunu söylemesine rağmen katılanın sanığı ilk kez ördüğünü beyan etmesi, sanığın eşi ve kayınpederinin tanık sıfatı ile verdikleri ifadelerin kapsamına göre dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın savunmasında … isimli şahsın kendisine ait kimlik bilgilerini kullanarak değişik suçlar işlediğini, adına kredi kartı ve telefon hattı çıkarttığını belirtmesi, sanık … ‘un ise kovuşturma aşamasındaki savunmasında katılandan aldıkları bilezik karşılığında verdikleri belgeyi diğer sanık …’nin düzenlediğini iddia etmesi karşısında…’a ilişkin açılmış dava veya yapılan soruşturma bulunup bulunmadığının araştırılıp, fotoğrafları temin edilerek sanık …’a gösterilip bir süre birlikte çalıştıklarını söylediği …’nin bu kişi olup olmadığının sorulması, sanık …’nin dosya içerisindeki fotoğrafların katılan, sanık … e tanıklara gösterilerek teşhis yaptırılması gerekirken, nüfus cüzdanı talep formu ile nüfus cüzdanı üzerindeki fotoğrafların karşılaştırılmasında her iki fotoğrafın uyumlu olduğundan bahisle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.