YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2716
KARAR NO : 2014/18483
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, müştekiye ait şirkette kasadan sorumlu olarak çalıştığı, şirket adına tahsil ettiği bedel olan toplam 3.392,35 TL parayı müştekiye ait şirkete teslim etmemek suretiyle mal edinmesi şeklinde gerçekleşen olayda, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla kere işlemiş olması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43.maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini hususu, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezaları alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2- Mahkûm olduğu kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca, aynı yasanın 53/1. maddesinin uygulanamayacağının nazara alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “60 gün”, ”50 gün” ”1.000 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün“ ve “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi; yine hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili kısmın çıkartılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.