Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/27305 E. 2013/17855 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27305
KARAR NO : 2013/17855
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; sanıklar … ve …’ın … İletişim Pazarlama Ticaret Limited şirketinin sahibi olan sanık …’ın iş yerinde çalıştıkları, suç tarihinden birkaç gün önce … ilçesine gelip okulları dolaşarak … II Milli Eğitim Müdürlüğünden anket yapma izni aldıklarını söyledikleri, okullarda da anket yapıyormuş gibi öğrencilere form dağıttıkları, bu formlardan öğrencilerin adres bilgilerini aldıkları ve tespit ettikleri adreslere giderek öğrenci velilerine fahiş fiyatla kitap ve CD sattıkları ve sözleşme imzalatarak borçlandırdıkları, bu şekilde … Lisesine de gittikleri, müdürü ikna ettikleri, müdürün iki tane öğretmen görevlendirdiği, sanıkların aldıkları formlarla beraber okuldan ayrıldıkları, 02.12.2007 tarihinde … … isimli öğrencinin evine gittikleri, şikayetçi … …’ı İl Milli Eğitim Müdürlüğünden izin aldıklarını söyleyerek ikna ettikleri, böylece piyasa değerinin üstündeki fiyatla kitap ve CD sattıkları iddiası ile kamu davası açıldığı, katılan ile …İletişim Pazarlama ve Ticareti Limited Şirketi yetkilileri arasında kitap ve CD’lerin tanıtımı yapıldıktan ve satış koşulları hususunda anlaşıldıktan sonra sözleşme yapıldığı, sözleşmedeki hükümlerin okunduğunda anlaşılabilir hükümler içerdiği ve okunabilir nitelikte olduğu, şirket yetkililerinin sadece yaptıkları bir anket ile öğrenci adreslerini öğrenmelerinin dolandırıcılık suçunun oluşması için yeterli nitelikte hile unsurunu oluşturmadığı, sanıklar ile katılan arasındaki ilişkinin hukuki nitelikte bulunduğu, katılanın tüketicinin korunması hakkındaki kanun hükümlerine göre hakkını arayabileceğinin anlaşıldığı, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatlerine dair verilen mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.