Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/27522 E. 2014/18697 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/27522
KARAR NO : 2014/18697
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret ve mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır.
Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Katılan ve müştekinin Anamur İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptıkları, 31/05/2011 günü saat 01:20 sıralarında Emniyet Müdürlüğü haber merkezine kafe önünde motorlu üç şahsın işyeri sahibini taciz ettiği şeklinde yapılan ihbarın devriye görevi ifa eden katılan ve müştekiye bildirilmesi üzerine ekip aracı ile belirtilen bölgeye gittikleri, araştırma yaptıkları sırada eşgale uygun 3 şahsı motosikletle Dragon çayı istikametine giderken görmeleri üzerine telsiz ve yüksek sesle bağırarak şahısları uyarmalarına rağmen sanık …’nın “şerefsiz polisler hadi lan sıkıyorsa bizi yakalayın ,…larım” diyerek hakaret edip el kol hareketi yaptığı, seyir halinde bulunduğu sırada sanığa bir çok kez ikaz ve sesli uyarı yapıldığı halde, cadde üzerinde sağa sola zikzak çizerek seyrine devam ettiği, Dragon köprüsü girişine gelindiğinde sanığın ekip aracına bir kol mesafesi yaklaşarak yine “hadi lan yakalasanıza o… çocukları” dediği, ardından motosikletini kasten ekip otosuna çarptırarak ekip otosunun sol ön çamurluk ve dikiz aynasına zarar verdiği, akabinde yere düşen sanığın yakalandığı, olayda
1-Kamu malına zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede,
Sanığın yönetiminde bulunan motorsikletle polis otosuna kasten çarptığına dair delil bulunmadığından beraatına ilişkin kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Hakaret suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Katılan ifadesi, müşteki beyanı ve olay tutanağında sanığın görevli polisler olan katılan ve müştekiye karşı küfrettiği belirtilmiş olması karşısında; maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından tutanak mümzisi olan diğer polis memurları… ve …’in tanık olarak dinlenildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.