YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28384
KARAR NO : 2014/19421
KARAR TARİHİ : 20.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun … şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Katılan …’in, özel halk otobüsü şoförü olduğu ve temyiz dışı sanık …’nun kullandığı araçla aynı yönde seyir halinde olduğu esnada yol verip vermeme meselesinin yaşandığı, akabinde ışıklarda durmaları üzerine katılan ile sanık Yunusun aracında bulunan diğer sanıklar … ve … arasında tartışma çıktığı, bu çerçevede sanık …’ın eline aldığı sopayla katılana ait otobüsün camına vurarak kırdığı, sinkaflı sözler söyleyerek katılana hakaret ettiği ve elinde bulunan sopayla katılana saldırıp yaralamaya çalıştığı, ancak orada bulunan şahısların engellemesi nedeniyle katılana vuramadığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı mala zarar verme, hakaret ve kasten yaralama suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, görgü tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak;… plakalı araca ait kayıtların getirtilmesi, suç tarihi itibariyle malikinin belirlenmesi, aracın Belediyenin gözetim ve denetiminde “ Özel Halk Otobüsü” olarak faaliyet gösterip göstermediğinin öğrenilmesi, anılan otobüs maliki ile Belediye arasında herhangi bir sözleşme olup olmadığının araştırılması, aracın “ kamu hizmetine tahsis edilmiş “ veya “kamunun yararlanmasına ayrılmış eşya” olup olmadığının hükmün gerekçe kısmında denetime olanak verecek biçimde ortaya konulmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre eylemin TCK’nın 152/1-a. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış haklarının CMUK’nın 326/son maddesi uyanınca saklı tutulmasına 20.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.