Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/29367 E. 2013/18795 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29367
KARAR NO : 2013/18795
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

Mala zarar verme suçundan sanık … (…)’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3, 62 ve 52/1. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/10/2012 tarihli ve 2012/19 esas, 2012/492 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/09/2013 gün ve 2013/14801/59639 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/10/2013 gün ve 2013/334682 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, katılan sanık …’un alman savunma ve beyanında, aracında yaklaşık 750,00 Türk lirası zararının olduğunu, zararının giderilmediğini ve zararını faturalandırdığını beyan etmesi üzerine mahkemesince katılan sanık …’a aracında meydana gelen zarara ilişkin belgelerini ibraz etmesi için süre verilmesine ve katılan sanık tarafından verilen süre zarfında söz konusu belgelerin ibraz edilmediğinin anlaşılması karşısında, katılan sanık …’un belirtmiş olduğu maddi zararının basit bir araştırmayla doğruluğunun teyit edilmesinin akabinde sanığa söz konusu zarar miktarını gidermeyi kabul edip etmediği ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Katılanın yargılama sırasında olay nedeniyle 750 TL zararının olduğunu, buna ilişkin faturası mevcut olup karşılanmadığını ifade ettiği ve mahkemece belgesini ibraz etmesi için kendisine süre verilmesine rağmen ibraz etmediğini, sanığın ise yargılama aşamasında mağdurun zararını karşılamaya hazır olduğu yolunda bir beyanının bulunmadığı anlaşılmakla, TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için sanığın eylemden dolayı bizzat pişmanlık gösterip mağdurun uğradığı zarar belli ise bu miktarı belli değilse mağdurla temasa geçerek belirlenen miktarı ödemek için çaba göstermesi gerekmesi karşısında, mağdurca 750.TL zararının bulunduğu beyanına rağmen sanığın ödeme iradesini ortaya koymadığının anlaşılması ve mahkemenin zararı gidertme gibi bir yükümlülüğünün bulunmaması karşısında, mahkemenin uygulamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, kanun yararına bozma isteminin CMK 309.maddesi gereğince REDDİNE, 02/12/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.