YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29469
KARAR NO : 2013/20900
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık yapmaya karar verdikleri, bu amaçla önce Kamil Karakaş adına olan …. nolu telefonu kendi kullandıkları cep telefonuna yönlendirdikleri ve kontrolünü sağladıkları, sonrasında katılanın arandığı, telefondaki kişinin kendisini Mamak İlçe Emniyetinde terörden sorumlu başkomiser … olarak tanıttığı, katılana “nüfus cüzdanının yasa dışı yollarla ele geçirildiğini, üzerine fotoğraf yapıştırılarak çeşitli bankalardan hesap açtırıldığını, yurt dışına para transfer yapılarak terörde kullanıldığını, hesabına girileceğini, bu şahısların yakalanması amacıyla PTT aracılığıyla para göndermesini” isteyip katılanı kandırdıkları ve aynı gün cep telefonunu kapatmasına izin vermeden sürekli konuşturup başkaları ile irtibata geçip denetim imkanınıda ortadan kaldırmak suretiyle … adına peyderpey 80.000 TL’yi Mersin Metropol PTT şubesine isme göndermesini sağladıkları,
müştekinin son gönderiden sonra dolandırılmış olabileceğinden şüphelenerek son 30.000 TL’yi PTT’ten bloke ettirdiği, katılanın gönderdiği paranın temyiz dışı sanık … tarafından çekilerek sanık …’e verildiği, sanıkların birbirlerini yakınen tanıdıkları, olayın meydana geldiği tarihte Kardelen otelde birlikte kaldıklarının otel kayıtları ve otele ait kamera görüntülerinden anlaşıldığı, paranın çekilmesinden sonra şahısların otelden ayrıldıkları olayda, sanıkların katılana vermiş oldukları zararın ağırlığı, suç konusunun toplumdaki önem ve değeri, sanıkların kasıtlarının yoğunluğu, olayın işleniş şekli ve vehameti, kişilerin güven duygusunun önemli ölçüde sarsılmasına yol açılmış olması hususları değerlendirilerek asgari hadden ayrılmak sureti ile ceza verilmesi yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.