YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29589
KARAR NO : 2013/20873
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (değişen suç vasfı nedeniyle başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, hükmün 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, yanında yolcu olarak bulunan arkadaşları ile birlikte sevk ve idaresindeki araçla Mersin istikametine gittiği sırada, otoban üzerinde bulunan bir benzin istasyonuna girdiği ve araca 79,41 TL tutarında LPG yakıtı aldığı, ödeme yapmak üzere pompa görevlisi Süleyman Ülkür ile birlikte istasyonda bulunan markete gittiği, aldığı yakıt bedelini ödemek amacıyla, aksi kanıtlanamayan savunmasına göre yerde bulduğunu belirttiği …’a ait vadesiz hesapla ilişkili banka kartını kasa görevlisine verdiği, görevlinin kartı pos cihazından geçirerek şifresini sorduğunda şifreyi bilmediğini söylediği, görevlinin ödemeyi nakit olarak talep etmesi üzerine para getireceğini söyleyerek aracına doğru yöneldiği ve araca binerek ödeme yapmadan hızla uzaklaştığı şeklindeki somut olayda; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın gözetilmesine, 24/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.