YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29609
KARAR NO : 2014/19862
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Müşteki sanık …’nun, aralarında husumet bulunan müşteki sanık …’ın ev ve ahırın etrafında bulunan kurumuş ot ve çalılıkları kasten ateşe verdiği, çıkan yangında büyük miktarda zarar meydana geldiği, müşteki sanık …’ın olayın hiddeti altında diğer sanığın yakasından tuttuğu ve gömleğini yırttığı, müşteki sanık …’nun da müşteki sanık …’a “daha sonra size yapacağımı bilirim, size yapacaklarım var ” demek suretiyle tehditte bulunduğu iddia edilen olayda;
1-Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik incelemede
Sanığın aşamalarda suçu işlemediğini belirtmesi, müştekinin iddiası ve müştekinin çalışanı olan tanık …’ın iddiayı destekleyen beyanından başka sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmaması, tanık …’ın hükümden sonra mahkemeye verdiği 27/03/2013 tarihli dilekçesinde, müşteki …’ın yangını kendisinin çıkartmasına rağmen sanığa iftira attığını, kendisinin de onun yanında çalıştığı için bu yönde ifade verdiğini bildirmesi, karşısında; suç yerinde keşif yapılıp, olay tutanağını düzenleyenlerin ve tanık …’ın yeniden tanık olarak ifadesi alınarak, tanık …’ın sağlıklı beyanda bulunmasını engelleyecek akli her hangi bir rahatsızlığının veya görme bozukluğunun bulunup bulunmadığının araştırılarılarak elde edilecek sonuçlara göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de,
28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nın 152/2-son maddesinde yapılan değişikliğe göre, mala zarar verme suçunun yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanılarak işlenmiş olması halinde arttırım miktarının öngörüldüğü bölümde yer alan, “verilecek ceza iki katına kadar artırılır” cümlesindeki “iki katına” ibaresinin çıkartılarak yerine “bir katına” ibaresinin eklenmiş olması karşısında ve mahkumiyet kararındaki arttırım oranı da dikkate alınarak, söz konusu yasa değişikliğine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.