Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/29610 E. 2013/20879 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29610
KARAR NO : 2013/20879
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanıkların dolandırıcılık yapmak amacıyla fikir birliği içerisinde öncelikle … Endüstri isimli bir firmayı devraldıkları, şirket ortağı ve yetkilisinin sanık … olduğu, şirketlerden mal aldıkları karşılığında da şirket adına bankalardan aldıkları çekleri ve piyasadan çalınmak sureti ile kendilerine getirilen çekleri kullandıkları, eylemleri gerçekleştirdikleri sırada zaman zaman …’ın kendisini müştekilere karşı … bazen …olarak tanıttığı, …’ın ise kendisinin kayıtlarda… Endüstri firmasının ortağı olmasına rağmen müştekilere kendisini firmada çalışan biri olarak tanıttığı, sanık …’ın aldırılan bilirkişi raporlarına göre ve duruşmada ikrar ettiği beyanlarına göre müştekilere karşı bazı çekleri kendisinin imzalayıp verdiği, bu şekilde karşılığı olmadığını bildikleri çekleri kullanmak sureti ile piyasadan topladıkları genellikle İnşaat malzemesine ilişkin ürünleri değerlerinin çok altında Zeytinburnu ilçesi civarında spot çalışan kişilere sattıkları, müştekilerin malların teslim edildiği yer ve depolara gittiklerinde buraların kapatılmış olduğunu gördükleri, bir kısım inşaat malzemelerinin ise …, … ve…’un inşaat şantiyesine götürüp bıraktıkları, bu mallara ilişkin de verdikleri çeklerin ödenmediği bu şekilde … Yapı Mal.San. Şirketini 187.000 TL, Kaledekor isimli firmayı 247.500 TL, … isimli firmayı 103.000 TL, Lider Isı isimli firmayı 169.000 TL, Ultra Term isimli firmayı 89.620 TL mal alıp karşılığı olmayan çekleri ve sahteleştirilmiş çalıntı çekleri kullanmak sureti ile dolandırdıkları, sonrasında işyerini kapatıp kaçtıkları, ayrıca dolandırıcılık soruşturmasıyla ilgili olarak sanık …’ın evinde yapılan aramada önceden çalınmış ön yüzdeki matbu yazılar ve ibareler ile optik kodların silinerek yerine başka yazı ve rakamlar yazılmak sureti ile sahteleştirilmiş müşteki …’ın ortağı olduğu …Tekstil San. ve Tic. Şirketine ait Yapı Kredi bankasından alınan ve …’ün yetkilisi olduğu Sirkeciler İnş. Tic. ve San. A.Ş.’ye ait Bank Asya’dan alınan iki adet çek ve üzerinde sanık …’ın fotoğrafı olan İsmail Zırıh adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile ilgili olarak resmi belgede sahtecilik ve yine aramada ele geçirilen …’ün şirketine ait çek defteri ve … ve …’ın ortak oldukları Sentez Sigortaya ait iki adet çek ile ilgili olarak da suç eşyasının alınması veya kabul edilmesi suçlarını işledikleri iddia edilen olayda;
1-Sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet sanık … hakkında İsmail Zırıh’a yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
Sanık katılan ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre suçların sanıklar tarafından işlendikleri sabit olmakla bu nedenlere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Suça konu nüfus cüzdanı üzerinde inceleme yapılarak belgenin sahte olup aldatma kabiliyetini de haiz bulunduğuna dair Emniyet Kriminal Müdürlüğü’nün 16.12.2010 tarihli raporundaki tespitler karşısında, emanette olduğu anlaşılan belgenin ayrıca mahkemece yeniden tetkiki ve dosya içinde bulundurulmaması sonuca etkili olmadığından bu hususa ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında … ve …’e yönelik resmi belgede sahtecilik, sanık … hakkında İsmail Zırıh, … ve …’e yönelik resmi belgede sahtecilik, sanıklar hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
a-Suça konu belgelerin sanık …’ın evinde yapılan arama sırasında ele geçirilmesi karşısında, bu sanıkla aynı evde oturmayan ve evde ele geçirilen belgelerin sanık … ile irtibatının ne olduğu belirlenmeden sanık …’ın sanık …’un eylemine ne şekilde iştirak ettiğinin gerekçeleri gösterilmeden ve bu husus karar yerinde tartışılmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
b-Sanık …’ın evinde yapılan aramada önceden çalınmış ön yüzdeki matbu yazılar ve ibareler ile optik kodların silinerek yerine başka yazı ve rakamlar yazılmak sureti ile sahteleştirilmiş müşteki …’ın ortağı olduğu … Tekstil San. ve Tic. Şirketine ait Yapı Kredi bankasından alınan ve …’ün yetkilisi olduğu .. İnş. Tic. ve San. A.Ş.’ye ait Bank Asya’dan alınan iki adet çek yaprağının boş olması nedeniyle TTK’nın 692 ve devamı maddelerinde belirlenen çekin yasal unsurlarından hiçbirinin bulunmadığı dikkate alınarak resmi belge niteliğinde olmadıkları ve 5237 sayılı TCK’nın 207. maddesi gereğince özel belgede sahtecilik suçunun oluşması için, suça konu belgenin kullanılmasının gerektiği, sanık …’un evinde bulunan boş çeklerinde henüz kullanılmadığı anlaşılmakla özel belgede sahtecilik suçunu da oluşturmayacağı gözetilmeden bu gerekçelerle sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

c-Sanık …’ın evinde yapılan aramada el geçen suça konu …’ün ortağı ve yetkilisi olduğu … Mermer İnş.San. Tic. A.Ş.’ye ait çek defteri ve … ve …’ın ortak oldukları … Sigortaya ait iki adet çek’in çalınması ile ilgili dava açılıp açılmadığının tespiti ile bu olaylara ilişkin dosyaların getirtilip incelenmesi, delil niteliğindeki evrakların birer örneklerinin dosya içerisine alınması, gerekirse dosyaların birleştirilmesi, bütün delillerin toplanmasından sonra, sanıkların ne şekilde suç eşyası olan belgeleri kabul ettikleri, bu eşyaların suç eşyası olduğunu bilip bilmedikleri hususlarının karar yerinde tartışılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının taktir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.