Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/29916 E. 2014/19551 K. 24.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29916
KARAR NO : 2014/19551
KARAR TARİHİ : 24.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın şikâyetçiye ait kamyonetin sağ ön ve arka lastiklerini keserek patlatması şeklindeki eyleminin, mala zarar verme suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenen cezalar, 5237 sayılı TCK döneminde, deneme süresi doluncaya kadar tekerrüre esas alınabilecek, deneme süresi içerisinde yeni bir suçun işlenmemesi durumunda ise, 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesi uyarınca ertelenen mahkûmiyet, “Esasen vaki olmamış” sayılacak ve bu durumda ortada mahkûmiyet hükmü kalmayacağından, tekerrür hükümlerinin uygulanması da söz konusu olamayacaktır. 765 sayılı TCK’nın 95. maddesine göre, erteli cezalarda deneme süresi, önceki mahkûmiyetin kabahat niteliğinde olması durumunda, hüküm tarihinden itibaren bir sene, cürüm niteliğindeki bir suça ilişkin olması hâlinde ise beş sene olarak kabul edilmiştir. Bu bilgiler ışığında somut olayın değerlendirilmesi gerekirse; sanık hakkında Konya Ereğli Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen adli para cezasına ilişkin 17.01.2005 tarihli ilamın 10.03.2005 tarihinde kesinleştiği, bu durumda hüküm tarihinden itibaren 647 sayılı Kanun’un 6 ve 765 sayılı TCK’nın 95. maddesi uyarınca hesaplanacak olan beş yıllık deneme süresinin ise, 17.01.2010 tarihi itibariyle dolduğu, 14.05.2011 tarihli ikinci suçun ise, anılan tarihten sonra işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.