Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3006 E. 2014/19855 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3006
KARAR NO : 2014/19855
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nun 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi ,nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.Bu suçun oluşabilmesi için,Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir.Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın,sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez,şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır.5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka,48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır.Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur.Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı,kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir.Fiil,sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler,bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanıkların birlikte hareket ederek… Özel Sağlık Hizmetleri Medikal Ürünleri İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti. Ortaklarından olan müşteki …’ın kimlik bilgilerini kullanmak ve sanık …’nin fotoğrafını yapıştırmak suretiyle oluşturdukları sahte nüfus cüzdanı, aynı şirket adına düzenledikleri Battalgazi Vergi Dairesi Müdürlüğü’nce kaşelenmiş ve tasdik edilmiş görünen ayrıntılı gelir tablosu, kredi işlemlerine esas olmak üzere … adına düzenlenen kaşeli ve imzalı görev belgesi, … adına düzenlenen üye kayıt formu başlıklı belge fotokopisi, Türk Diş hekimleri birliği… Diş hekimleri Odası, Kütahya-Bilecik başlıklı … adına düzenlenen el yazılı, imzalı ve resimli belge fotokopisi,… Özel Sağlık Hizmetleri Medikal Ürünleri İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti. başlıklı şirketin aktif ve pasif varlıklarını içerir belge fotokopisi gibi belgelerle …Bankası… Merkez Şubesine başvurup kredi başvuru formu doldurarak 12.000,00 TL kredi talep ettikleri, banka tarafından yapılan incelemede anılan şirketin kredi talebinde bulunmadığının başvuran kişinin … olmadığının tespit edilerek sanıklardan …’in bankaya gelmesi üzerine yakalandığı, diğer sanık …’nin banka görevlisi tarafından teşhis edildiği, nüfus cüzdanının iğfal kabiliyeti bulunduğu olayda sanıkların eyleminin zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik ve banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğu yönündeki kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.