YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30081
KARAR NO : 2014/19470
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yakarak mala zarar vermeye teşebbüs, silahla basit kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık …’ın, TOKİ inşaatinda çalışan katılanın yanına giderek, yapılan bir yolla ilgili olarak konuşmak istediği, binaya girerken, oranın sorumlusunun kim olduğunu söylediği, katılanın kendisi olduğunu söylemesi üzerine katılana sinkaflı şekilde hakarette bulunarak, elinde bulunan ve 6136 sayılı Kanun kapsamında kalan sustalı diye tabir edilen bıçağı yaralama kastıyla katılana doğru salladığı, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde elinden yaralandığı, sanığın elindeki bıçağın alınarak dışarı çıkartıldığı, eylemlerine dışarda da devam eden sanığın, katılanı ve yanındaki kişileri taşlayarak araçları yakacağını söylediği, daha sonra, oğlu olan diğer sanığı da çağırarak iki adet traktörün arka tekerleğini getirip, şantiye araçlarının altına doğru soktukları, çimento kağıtlarını içine koyarak lastiği yakmaya başladıkları, olayı gören işçilerin duruma müdahale ederek yanmaya başlayan lastiği aracın altından aldıkları, böylece sanıkların yakarak mala zarar vermeye teşebbüs, sanık …’ın ise ayrıca, silahla basit kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1- Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet ve silahla basit kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan hüküm kurulurken, belirlenen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesi yazılmamış ise de bu eksikliğin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel kurulu’nun 14/06/2011 tarih ve 2011/1-24 Esas, 2011/124 Karar sayılı kararına göre, failin haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ederek bir suç işlemesinin haksız tahrik olduğu, bu durumda failin suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında yarattığı karışıklığın sonucu olarak suç işlemeye yöneldiği, buna göre, tahrik oluşturan haksız bir fiilin bulunması, bu haksız fiilin failde hiddet veya şiddetli elem meydana getirmesi, işlenen suç ile haksız fiil arasında nedensellik bağının bulunmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; sanığın, katılanın işyerine giderek katılana saldırıp bıçakla yaraladığı, hakaret ve tehditlerde bulunduğu, ilk haksız hareketi başlatan kişinin katılan olduğu, sanığın, ilk aşamada, katılana yönelik haksız bir hareketinin bulunmadığı dikkate alınarak, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair tebliğnamadeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık, katılan ve tanık beyanları, ekspertiz raporu, adli rapor ile tüm dosya kapsamına göre, suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında yakarak mala zarar vermeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır ve yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda, haksız tahrik koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak, tebliğnamadeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-5237 sayılı TCK’nın 151/1 maddesi gereğince, temel cezanın belirlenmesinden sonra, aynı Kanun’un 152/2-a maddesi gereğince cezanın arttırılması gerektiği gözetilmeden ve asgari hadden hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen, alt hadden de uzaklaşmak suretiyle, suçun nitelikli hali nedeniyle artırımı düzenleyen TCK’nın 152/2-a maddesi uyarınca temel cezanın belirlenerek fazla ceza tayin edilerek hükümde karışıklığa yol açılması,
b-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararı açısından ayrıca, Yıldızeli Sulh Ceza Mahkemesi’nin 06/05/2003 tarih ve 2002/95 Esas, 2003/82 Karar sayılı tekerrüre esas olabilecek ilamı yerine, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince kesin hüküm niteliğinde olan Yıldızeli Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/12/2003 tarih ve 2003/139 Esas ve 2003/334 Karar sayılı karar ile doğrudan verilen 80 TL adli para cezası içeren ilamın esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.