YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3043
KARAR NO : 2014/18905
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılana muhasebeci olduğunu söyleyerek kendisini emekli edebileceğini, bunun için bir süre prim yatırılması gerektiğini söylediği, katılanın, sanığın bu sözlerine inanarak, sanığa elden ve sanığın babası temyiz dışı Nazmi’nin hesap numarasına olmak üzere, değişik tarihlerde toplam 4.000 TL para yatırdığı, iki üç yıl sonra sanığın sigorta durumunu ilgili kuruma sorduğunda, kendisiyle ilgili herhangi bir prim ödemesi yapılmadığını öğrendiği, banka kayıtlarında yapılan incelemede, katılanın değişik dönemlerde sanığın babasının hesabına para yatırdığının tespit edildiği, böylece sanığın hileli hareketlerle katılan aleyhine haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık
suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları, banka dekontları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.