Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3113 E. 2013/3291 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3113
KARAR NO : 2013/3291
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

Dolandırıcılık suçundan şüpheliler , …, …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/06/2012 tarihli ve 2012/20426 soruşturma, 2012/8021 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/06/2012 tarihli ve 2012/816 değişik iş sayılı sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/01/2013 gün ve 2013/6745 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/12/2012 gün ve 2012/18483/72403 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şikâyetçinin, şüphelilerin 2008 yılında vefat eden ve bunama hastası olan manevi annesi …’a imzalattırdıkları ve şizofreni hastası olan ağabeyi …’ı da kefil yaptıkları senedi icraya koymak suretiyle dolandırıcılık yaptıkları iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu şüphelilerin üzerlerine atılı suçun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, resmi belge hükmündeki suça konu senedin 2008 yılında icra takibine konu yapıldığı nazara alınarak müteveffa … ile şüpheliler arasında bu kadar yüksek miktarda para ilişkisini gerektirir ticari veya herhangi ilişki bulunup bulunmadığının ve tarafların sosyo-ekonomik durumlarının araştırılarak, şikâyetçinin iddiaları doğrultusunda senette sahtecilik
yapılıp yapılmadığı hususunda kriminal incelemede yaptırılarak, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/06/2012 gün ve 2012/816 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 25/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.