YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3167
KARAR NO : 2013/8612
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten … tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Suça sürüklenen çocukların,… İlköğretim Okulu’nun bahçesinde bulunan ve öğrencilerin kullanımına tahsis edilen çeşme musluklarını ve Atatürk büstünün etrafındaki korkulukları kırarak çalmak ve ayrıca okulun camlarını da kırmak suretiyle kamu yararına tahsisli mala karşı hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarını işledikleri iddia ve kabul edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suça sürüklenen çocukların üzerine atılı suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamayacağının değerlendirilmesi açısından; suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun
35/1 ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2.maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan ya da aynı Kanunun 35/3.maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Olayın tek tanığı olan … … soruşturma sırasında “okulun bahçesinde top oynadığı sırada … ve…’ın bahçede bulunan çeşme musluklarını ve korkulukları kırıp yerinden çıkardıklarını” beyan etmesine rağmen, 06.04.2010 tarihli duruşmadaki beyanında “polisteki ifadesinin yanlış olduğunu, çeşmeyi kıran kişileri yanlış gördüğünü… ve…’ın okulda olmadığını” söyleyerek çelişkiye düşmesi, müştekinin iddiasının görgüye dayalı olmaması ve suça sürüklenen çocukların da aşamalardaki ifadelerinde suçlamayı kabul etmemesi karşısında; adı geçen tanığın yeniden dinlenerek olay tarihinde kendisi ile birlikte okul bahçesinde top oynayan başka şahısların olup olmadığı sorulup varsa bu kişilerin beyanlarına başvurulmadan çelişkili tanık beyanına itibar edilerek hüküm tesis edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.